Bir sokağa çıkma yasağının ikinci günündeyiz yine. Etraf sessiz. Bu yasakların en güzel yanı bu. Sessizlik. Ne çok muhtaç kalmışım şöyle sessizliğe... Yazmak bana en iyi gelen eylem. Belki olur da biri denk gelir bu günlüğe. Aynı hisleri, aynı düşünceleri belki tam tersi şeyleri paylaşırız. Yine etraf siyaset kokuyor. O kadar sıkıldım ki bu durumdan. Bir ülkenin gündeminin sürekli siyaset olmasına aklım ermiyor. A ya da Z partisi B ya da Y ideolojisi değil aslında olay. Genel olarak sürekli siyaset tüm hayatımıza hakim. Yıllardır bu böyle oldu maalesef. Bu coğrafyanın kaderi. Kültür, sanat, spor aklınıza gelecek herhangi bir alanda karşınıza siyaset çıkıyor. Bir piyanist sanatını icra ederken piyanistin hangi ideolojiye inandığı hangi partiye oy verdiği öne çıkıyor. İsterse dünyanın en iyi piyano eserini icra etsin ya da bestelesin hiç önemli değil. Önemli olan hangi partiyi desteklediği. Bir tiyatro gösterisi izlerken, bir spor müsabakası izlerken, otobüs beklerken, marketten alışveriş yaparken, parkta yürürken bile belediyenin yürüdüğünüz parka kaç para harcadığını düşünüyoruz. Çok yorucu. Çok bunaltıcı. Her gün kavga her gün kaos. Ülkede bir gün siyaset tartışılmasa herkes bebek gibi olacak. Bir gün uyanalım. Günlük güneşlik olsun her şey. Şöyle güzel bir müzik eşliğinde günaydın gülümsemeleri. Harika bir kahvaltı. Televizyonlarda kültür sanat programları (magazin olmayanından) belki belgeseller ya da güzel filmler hatta şu babalarımızın bayıldığı kovboy filmlerine bile razıyım. Belki biraz temiz hava eşliğinde yürüyüş. Sonra şöyle güzel bir kahve yanına bir kitap hani İnstagramda 1000 takipçili manyak insanlar gibi. Köpeğimizi gezdirelim kedimizi sevelim. Hatta yoga bile yapalım. Twitter gündeminde uzaylılar olsun. Yine abdnin kıydırık bir gölgesinde görülen şu cisimlerden işte. Ekşi gündemi de kadınlar ne ister falan. Aşağı katta ki emekli subay amcanın gündeminde bile siyaset olmasın. Yanlış park edilen arabalara kızsın. Çıkalım balkona çiçekleri sulayalım. Belki takip ettiğimiz dizinin son sezonunu bir günde bitirelim sonra ne izleyeceğim şimdi diye üzülelim. Böyle mutlu bir gün işte herkese göre değişen. Şöyle ülkece kafamızın rahat pespembe bir gün. Herkesin sorumluluğunu düşünmediği, hiç problemin olmadığı, birbirimizi yemediğimiz, herkesin tok olduğu bir gün. Siyasiler bile mutluymuş işte. Hep birlikte kahvaltıya bile çıkmışlar. Ekrem İmamoğlu ile Tevfik Göksu karşılıklı çay içiyormuş, Mansur Yavaş ile Mamak Belediye Başkanı birlikte tiyatroya gidiyorm... Biraz ütopik oldu. Neyse bu boş derdimi alıp gidiyorum. Zor durumda olan milyonlarca insan var maalesef bütün canlılar için güzel bir dünya hayal ediyorum. Gerçekten çok güzel bir dünya. Hiçbir insanın ağlamadığı, hiçbir hayvanın aç kalmadığı, hiçbir bitkinin öldürülmediği en önemlisi de siyasetin sadece siyaset isminden ibaret olduğu bir dünya. Ancak 21. yy ve kaderi işte...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder